Otti neden konuşmuyor da bekliyor
Otti’nin ilk prototipinde bir konuşma balonu vardı. Ekrana her giriş yaptığında bir şey söylüyordu: bir öneri, bir tebrik, bir hatırlatma. Test eden herkes aynı şeyi söyledi — sevimliydi, ama yorucuydu.
Sorun cümlelerin içeriğinde değildi. Sorun, Otti’nin hiç susmamasındaydı. Ne zaman bir şey söyleyeceğini bilmeyen bir rehber, aslında sizi dinlemiyor demektir.
her boşluğu doldurma alışkanlığı
Ürün tasarımında sessizlik neredeyse hata gibi öğretiliyor. Boş bir ekran “empty state” olur, bekleme “loading” olur, tereddüt bir “onboarding tooltip” ile kapatılır. Her boşluk bir fırsat olarak görülüyor, oysa boşluğun kendisi bazen içeriktir.
LifeTwin’de Otti’nin işi bir şeyi bildirmek değil, size eşlik etmek. Eşlik eden bir varlık her cümleyi kurmaz; sizin cümlenizi bekler.
"Bir rehberin en güçlü cümlesi, kurmadığı cümledir."
bekleyiş bir arayüz durumudur
Bunu tasarıma çevirmek şu anlama geldi: Otti’nin dört hâli var ve üçü sessiz. Bakıyor, yanınızda duruyor, uykuya geçiyor. Konuşması yalnızca dördüncü hâl — ve o hâle geçmesi için sizin bir adım atmanız gerekiyor.
Bunu mikro animasyonla anlatmak metinle anlatmaktan çok daha zor oldu. Bir karakterin “beklediğini” göstermek için hareketin durmaması, ama ilerlememesi gerekiyor: nefes alan bir duruş, gözlerin arada bir size dönmesi, hiçbir yere işaret etmeyen bir el.
Şimdilik dengeyi şurada buldum: Otti hiçbir şeyi başlatmıyor, ama hiçbir şeyi de kaçırmıyor. Bir rehberden bekleyebileceğim en iyi şey bu.
gen.d
tasarımcı & geliştirici — LifeTwin'in kurucusu